Archive for June, 2008
Unstable Weather Conditions
Dusundum de, Londraya veya Ingiltereye gelecek olanlarin sansli olmasi lazim… Baska yolu yok…
Gecen bir arkadasim vardi.. Turistik amacla Londrayi ziyarete gelmisti.. ve hatta havalarin guzel olacagi umuduyla Mayis sonuna ayarlamisti ziyaretini… Geldigi gun gunesliydi, oldukca guzel bir hava vardi… Diger gunler hep yagmurlu… hep yagmurlu… Tabi buradaki kisa sureli ziyareti hava sartlari nedeniyle problemli olmus oldu…
Oysa biz sikayetci degiliz hava sartlarindan.. Tabiki Istanbulla karsilastirinca cok daha yagisli havasi, ama biz alistik mi ne oldu bilmiyorum.. O kadar surekli yagisliymis veya kapaliymis gibi gelmiyor artik.. Belkide her halini goruyoruz isimiz sansa kalmiyor ondandir…
Bir onceki haftasonuna inat, gectigimiz haftasonu hava oldukca iyiydi.. Yagmadi.. Gunesliydi.. Yani belkide bizim dolandigimiz yerlerde gunesliydi.. (Baska bolgelerde yagmis aldigim duyumlara gore…)
Pazartesi bozdu.. Sali bozuk devam etti.. Hep yagmurlu… Ama bugun yine oldukca iyiydi… Gunesliydi… Hemen kendimi disari attim tabi…
Dedigim gibi.. Kisa sureli geleceklere sans lazim.. Baska yolu yok…
Biraz once À.L’Interiéur filmini seyrettik… Bu ara oldukca film yorumuna basladim, farkindayim… Ama gezmekten cok filmlere sardim bu ara… Oldukca kanli bir film… Zaten o sekilde oldugu icin biraz une sahip olmus.. Beyazperde’deki yorumlardan birine aldanarak seyrettik… “Saw veya Hostel filmi bu filmin eline su dokemez” yazmis biri.. Onu okuyunca seyredelim olduk… Bosuna… Filmin yarisindan fazlasini gulumseyerek seyrettik.. Baska bir yorumda da “Fransizlar korku filmine fransiz kalmislar” diyordu.. O yoruma daha cok katilacagim galiba…
Neyse… Izlemeyin yani… Ben size kisaca cikardigimiz anafikirleri belirteyim..
- Hastanede sizinle konusmaya calisan kisilerle konusmayin.. Yaninizda konusmaya devam ediyorsa, kalkip uzaklasin.. gidin..
- Kapiniz kilitliyse, ve acamiyorsaniz, kapiya delik acip, kolunuzu disari cikarmayin…
- Birine vurmadan evvel kim olduguna bir bakin…
- Gecenin bir saati alakasiz kanli bir film seyredip, sonra benim gibi bloga girip sacmalama ihtiyaci hissetmeyin…
Ordan, burdan, surdan…
Bir suredir yogunluktan birsey yazmaya firsat bulamiyorum… veya bir iki cumle ancak yaziyorum…
Haftasonu yine kosusturma icinde gecti… Cumartesi gunu gecesi telefon trafigi sonrasi, pazar arkadaslari ziyarete gittik… Genelde bizim icinde bulundugumuz fotograflar cektigimizden, buraya ancak 3-4 fotograf koyabiliyorum geziden..
Hmm.. Birde Big Ben’in fotograflari var.. Bir onceki hafta cektigim.. Buraya daha once Big Ben fotosu koymusmuydum hatirlamiyorum.. Ama onlarda gelecek.. Ordan burdan topladigim fotograflarla bir album yaptim iste… Topu topu 6 foto etti.. Ama simdilik bu kadar olsun…
Soldaki fotografin uzerine tiklayip BigBen ve Reading fotolari albumune ulasabilirsiniz..
Dun Kemalle seyrettigimiz bir filmi yazayim.. The Hunting Party.. Oldukca guzel islenmis bir konu… Bosna Hersek - Sirbistan savasini konu olarak isliyor.. Oldukca demokratik bir sekilde islemisler konuyu… Bu kadar ozgur bir sekilde fikirlerini soyleyebilmelerine hayran kaldim.. Mutlaka izlenmesi gereken bir film… Komedi deniyor ama bence daha cok drama agirlikli…
favorilere ekle..
