HLL was here…

Notes from London…

Archive for May, 2008

Sicko

May 31st, 2008 | Category: Film Reviews

Dun Sicko filmini seyrettim… Komedi filmi olarak lanse ediliyor ama bana baya etkileyici bir film olarak geldi..

Objektif bir sekilde sergiliyor mu anlattiklarini bilmiyorum ama, gercekten boyle ise baya problemli bir sey Amerikada yasamak.. Amerika saglik sistemi ile Kanada, Ingiltere, Fransa ve hatta Kuba saglik sistemlerini karsilastiriyor.. Tavsiye ederim… Bu arada film Documentary.. Yani bu tarzi sevmeyenler begenmezler, simdiden soyleyeyim…

No comments

British Museum…

May 29th, 2008 | Category: England, London

Gectigimiz haftasonu bir arkadasima Londra turu yaptiracagimdan bahsetmistim.. 

Iste o turu yaparken gecen pazartesi British Museum’a gittik.. Geldigimizden beri gitmemistik.. Tamamini olmasa da bir kismini dolastik…

Kemalle pek muze dolasasimiz yok zaten… Arkadasimiza eslik etmek icin gittik…

Zamaninda Paris’te Louvre’ye bir gun ayirmistik… Sabah 9-10 gibi girip, aksam 9-10 gibi cikmistik… Bu kadar uzun sure orda bulunmamiza ragmen pek cok kati kosarak dolasmistik.. Heryeri gormus olalim diye.. :) O sayede o bize bir omurluk yetti aslinda… Daha baska muze gormemize gerek kalmadi…

Bu British Muzeum meselesi de oyle oldu.. Louvreden daha ufak bir muze ama pek cok sey Louvreye benzer geldi.. Onun icin British Museum’da baya secerek dolastik.. Mesela Roma eserleri kismina hiccc girmedik bile.. Onun icin hic oole Roma heykellerinin resimlerini filan cekmedim.. Enlightenment kisminda geyik yapip buldugumuz ayak heykelinin cevresinde poz verdik sadece… Bunun disinda ceset ve iskelet resimleri var albumde.. Bu tarz seyler gormek istemiyorsaniz simdiden soyleyeyim de, bakmayin albume..


Soldaki fotografin uzerine tiklayip albume ulasabilirsiniz..

2 comments

New Forest…

May 23rd, 2008 | Category: England

Onumuzdeki haftasonu gelmeden gecen pazarin fotograflarini da koyayim dedim…

Gecen pazar arkadaslarla toplanip, araba kiralayip New Forest parkina gittik… Ingilterenin guney sahillerinde bir national park… Londranin guney batisinda kaliyor…

Bizim burdan yaklasik 1.5 - 2 saate gidiliyor otobandan… Orda piknik filan yapip dolandik… Onun fotograflarini koyuyorum… Yaklasik 120 tane fotograftan 14 tanesini ayirdim…

Bir suru at fotografi goreceksiniz… Attan bol birsey yok… :) Hmm bir de bir fotografta uzaktan gorulen geyikler var.. Yanlarina yanasma olasiligimiz yoktu.. Bizde uzaktan fotografladik…

Biz dolasirken bir yerde cok guzel bir nehir gorduk… Yaninda pek oyalanmadik… Nehrin kenarindan agaclarin arasindan yuruyus yaptik, ilginc olan, yuruyusten dondugumuzde (yaklasik yarim saat - bir saat sonra) nehrin cok buyuk bir kismi cekilmis, yerine kara cikmisti… Oldukca ilgincti… Fotograflardan birinde gorulen, ve denizin kenarindaki topraklar, denizin cekilmesinden sonra ortaya cikan kara parcalaridir… Bastan anlatayim yani, sonra bu fotograf da ney diye dusunmeyin… :)

Bu haftasonu ise buraya gelecek olan bir arkadasima Londrayi tanitma turu yapacagiz…


Neyse… Fotograflari koyuyorum.. Soldaki fotografin uzerine tiklayip ulasabilirsiniz..

1 comment

Hastings in a Rainy Day..

May 20th, 2008 | Category: England

Yagmurlu bir gunde Hastings… Burda havalar yine sogudu… Gecen haftaya kadar havalar harikaydi.. Yazliklarla dolasmaya baslamistik… Simdi kazaklara geri donduk…

Gectigimiz cumartesi araba kiralayip ogleden sonra Hastings’e gittik… Ingilterenin en guneyinde, daha once yazdigim Brighton‘un daha dogusunda bir yer…
Oyle dogru duzgun arastirmadan, dolanalim, yeni yerler gorelim amaciyla gittik… Sansimiza uzun zamandir gormek istedigim Bodiam Castle’da yol uzerindeymis.. Onun hesabini yapmamistik… Yolda, Bodiam Castle 3 mile diye ara yol gorunce ona da daldik…

Bodiam Castle civarinda hava yagmurluydu.. Ama buna alismamiz gerekiyor malum.. :)
Ama Hastings’e inince pek yagmur kalmadi…
Castle civarinda cektigim fotograflari, Hastings’in sahilden gorunusunu, ve duzgun sahil manzarasi almak icin ciktigimiz cliff’lerden olan fotograflari asagidaki albumden gorebilirsiniz…
Bunun disinda Castle yakininda cektigim, bana eski Amerikan filmlerini hatirlatan, ama o acelede cok da iyi cikmayan bir tren fotografi da var albumde…
Benim favorim ise, son fotograf… Yani sahildeki ucurumlar…


Soldaki fotografin uzerine tiklayarak gorebilirsiniz… Yaklasik 120 tane fotografin icinden eledigim 15 tane fotograf…

2 comments

Haftasonu yorgunlugu…

May 20th, 2008 | Category: Uncategorized

Deli yorgunum.. Haftasonu orayi burayi dolasmaktan.. Elimde acaip fotograf var.. Birazdan ayarlayip buraya atarim…

Once bir onceki haftasonu bir suru aksakliklar sonucunda gidemedigimiz gezi, ve o gezi yerine gittigimiz Tower Bridge fotograflari var…

Daha sonra ise bu hafasonu olan gezi… Fotograflari koydugumda yazarim detaylari..

Evet once bir onceki haftasonundan fotograflar gelsin… Yaklasik 100′un uzerinde fotografin uzerinden eleyerek 10 tane fotografa dusurdum…
Bazi Sutton fotograflari, cumartesi gezi planlarimizin suya dusmesi uzerine bari Tower Bridge’e gidelim diyerek gittigimiz tower bridge fotograflari… Ve pazar gunu Kemalin Londraya yeni gelen bir arkadasina Londra turu yaptirirken gittigimiz Hyde park fotografi…


Hepsi bir arada… Soldaki fotografin uzerine tiklayarak gorebilirsiniz…

2 comments

Protected: Okumasin kimse bu yaziyi… Oylesine yazdim…

May 17th, 2008 | Category: for me

This post is password protected. To view it please enter your password below:


Enter your password to view comments

May 13th, 2008 | Category: Misc

(Fotograf: energybulletin.net)

2 comments

Eskidendi… Eskidendi… Cokk eskiden…

May 11th, 2008 | Category: England, Istanbul, London

Biraz once internethaberi dolasiyordum…. Baska birsey bakmak icin girmistim… Neydi unuttum simdi… Galatasaray sampiyon olmus…

Bundan 2 sene onceydi sanirim… Fulyayi hatirladim… Annemlerden donuyoruz, genelde Fulya tarafina Taksim uzerinden metro ile gidiyoruz… Ama bazen de Besiktas uzerinden otobus veya taksiyle… Eve yurumek zorunda kalmayalim ve Taksim kalabaliktir, taksiyle arkadan direkt eve kacariz diye Besiktasi tercih ettik… Ama Besiktas’a geldigimizde vazgectik… Otobuse atladik… Ya Galatasaray sampiyon olmus… Fulya, Ali Sami Yen tam curcunadir simdi, bunu kacirmayalim diye dusunduk… Tahmin edersiniz ki, Cevahir civarina geldigimizde otobus adim adim gitmeye basladi… Etraf insan kayniyor… Bazi taraftarlar ellerinde sari kirmizi sandalyelerle (sahadan soktukleri) yuruyorlar… Biri gelip gummm diye otobusun camina vurdu… Odumuz koptu… Sonra otobus gidemiyor bari yuruyelim diye dusunduk… Yuruduk Ali Sami Yenin onune, kutlamalari kacirmayalim diye… Annemlerin biz cikarken aman tehlikeli olur o taraflara cok gitmeyin demelerine ragmen… Mecidiyekoyun trafigini kapatmis, ellerinde mesalelerle sampiyonlugu kutlayan galatasaray taraftarlarini izledik… Simdi bu sene de Galatasarayin sampiyonlugunu duyunca aklima bunlar geldi… Acaba Fulya nasil olmustur diye….

Bu oglendi sanirim… Belki de sabahti bilmiyorum… Feyzanin, yazdigin commenti okudum… Cokk guzeldi… Beni eski gunlerimize goturdu… Yurtta ucumuzun dolabin arkasina saklanip, sonra orda yakalandigimizi belki yuzuncu kez Kemal’e anlattim bu oglen…. Cokk guzel gunlerdi… Her guzel sey gibi gectikten, bittikten sonra guzelligi daha bir anlasildi…

Bu oglen Oxford Street’teyiz… Bir tiyatro var… Girisi baya kalabalik… Sanirim insanlari yavas yavas iceri aliyorlardi… Hemen yanindaki bufedeki gorevlide, o kalabaliktan yararlanma dusuncesiyle, “ice, ice, ice…. ice cold waterrr…” diye bagiriyor… Istanbul’da da pazarlarda kucuk cocuklar vardir… Mutlaka gormussunuzdur… “Buzzzz gibi sogukk sudannn icennn…” diye bagirarak dolasirlar… Baya bir geyigini yaptik… Bir sure Kemalle “ice, ice, ice… ice cold waterrr…” diyerek Oxford Street’te dolastik.. :)

Bugun gecmisi hatirlama modundayim…. Hadi bakalim… Gecenin ucunde yazi yazarsam boyle olur tabiki…  Biraz depresif bir yazi oldu sanirim…

Bu haftasonu deli fotograf cekcektim… Bazi planlarimiz vardi… Ama iptal oldu… Bugun Londra’da cektigimiz bazi fotograflar var… Ama bu saatte ugrasamayacagim… Belki yarin, belki ptesi koyabilirim..

Ben yatayim artikin………………………….

Hani erken inerdi karanlık
Hani yağmur yağardı inceden
Hani okuldan, işten dönerken
Işıklar yanardı evlerde
Hani ay herkese gülümserken
Mevsimler kimseyi dinlemezken
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken…

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş,
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden,
Hani şarkılar bizi hanüz bu kadar incitmezken….
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden….

Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi
Gitmiyor üzerimizden
Geçen geçti…
Hadi geceyi söndür kalbim
Şimdi uykusuzluk vakti…
Gençlik de geceler gibi eskidendi…

Hani herkes arkadaş,
Hani oyunlar sürerken,
Hani çerçeveler boş,
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden….
Hani şarkılar bizi hanüz bu kadar incitmezken….
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden….

1 comment

Four…

May 09th, 2008 | Category: England, London

Yarin yine ufakliklara bisiler ogretmeye gidecegim… Baya zevkli oluyor..

Gecen hafta gittik ilk olarak, gecen hafta cozmeye calistigimiz sorulardan ilki:

 1+1 = ?  idi.. :) Tabi bunlari ya parmaklariyla sayarak yapmalari gerekiyor.. Ya da ufak ufak taslar var onlarla yapiyorlar.. Samet ile ilgilendim gecen hafta bayagi.. Ilk sayi kac, oku diyorum.. bir diyor.. tamam o zaman bir tane tas ayir diyorum.. bir tane tasi kenari koyuyor.. Sonra diger biride ayiriyoruz.. Kac tane oldu simdi say diyorum… birrrr, ikiiiiii… o zaman oraya iki yazacaksin diyorum… yaziyor…

Cok zevkli birseymis.. Samet normalde cok sessiz bir cocuk… Ben hadi yap sorulari demeden yapmaya baslamiyor.. Sorular onunde oole oturuyor.. Zaten ilgilenmezsen kendi aralarinda direkt konusmaya basliyorlar.. Bilmem kimin kedisi varmis.. Cok tatliymis… Adi suymus filan filan… Ilginc olan seylerden biri de, bu ufacik cocuklar kendi aralarinda ingilizce konusuyorlar… Turkceleri o kadar iyi degil… Ingilizce konusmak kolaylarina geliyor… Samet de iste zorlaniyordu… Bes bucuk yasindaymis.. Mesela dort rakamini yaz diyoruz… yazamiyor.. four diyoruz… yaziyor…

Ilginc… Ailesi turk… Evde hangi dili konustuklarini bilmiyorum ama, cocuk ingilizceye alismis… Dogru mu yalnis mi karar veremedim… Bir acidan baktiginda garip gorunsede, diger bir acidan baktigimda oldukca mantikli gorunuyor… Neyse..

Yag satarim, bal satarim oynattik… Sayilari saymayi ogrettik filan filan… Benimki oldukca eglenceliydi.. Tabi Kemalin bulundugu sinif icin bunu soyleyemeyecegim… O saatlerce matematik anlatmaya calismis… Tabi siniftakilerde bizdekiler gibi 5-6-7 yaslarinda diil… 12 yas civarlarinda… Biraz daha sorunlu olmus..

Bu hafta sonu baya bir fotograf cekme imkanim var… Baya bir fotograf gelecek insallah yakinda… Bakalim…

1 comment

Without You…

May 08th, 2008 | Category: Misc

Bulgaristanin popstarindan (Bulgarian Idol) bir video… Mariah Carey’in Without You sarkisini bilenler daha iyi anlayacaktir komediyi… Buyuk ihtimal izlemissinizdir zaten… Ama ben yine de buraya koyayim…

No comments

Next Page »