Archive for April, 2008
Basket…
Fotograf yok bu sefer… Kotu haberler var…
Dun Kemalle, evin yakinindaki parkta basket oynuyorduk… Daha dogrusu bana ogretmeye calisiyordu… Nerdeyse bir saat oynadik… Sonuna dogru yarisiyoruz… atis yapiyoruz… Kim daha fazla isabet ettirebilecek diye… Ben uc atis yapiyorum, o bir…
Bu boyle devam ediyor tabi… Ve ben hic isabet ettiremiyorum… :) Ama en sonuncusu isabet etti galiba… Goremedim potaya girip giremedigini… Zipladim… Atisi yaptim… Ve gumm.. Yere dustum… ayagimin uzerine…
Basket sahasinin ortasinda bir sure oturup agladim.. :) Sonra zar zor eve gittik… Dun aksamdan beri ayagimin uzerine basmamaya calisiyorum… Basmak zorunda kalirsam da aci cekiyorum…
Ayak bilegim burkuldu diye dusunduk… Ama sanirim degil… Baska birsey…. Cozebilirsem yazarim…
No commentsHappy Birthday…
Amator pastanin fotografini buraya koyuyorum… Merak edenlere… Resmin uzerine tiklayip buyutebilirsiniz..
Readingte yolunu kaybetmis tilki…
Haftasonu Reading’e arkadaslara gittik…
Londraya bakis baya sakin bir yer… Veya pazar gunu oldugundan bana oyle geldi…
Bir parkta dolasirken tilki gorduk… Bizden kacmak bir yana aksine biraz saskin durumdaydi… Onun saskinligindan yararlanip birkac foto cektim.. 2 tanesini buraya koyacagim.. Gecen evin penceresinden gordugun tilki degildir diyenlere duyrulur.. ! Reading’ten fotograf ispati geliyor… :)
Reading’i sehir olarak gostermekten cok, park bahce fotograflari cektim.. Bir kismini koyacagim… Zaten az birsey var… Bir suredir sayfaya bir sey yazip fotograf koyamiyordum.. Bilgisayar format yedikten sonra, photoshopu kurmamistik.. Artik photoshop geldi.. Fotograflarda geliyor..
Simdilik bu kadar… Soldaki resme tiklayarak Reading resimlerini gorebilirsiniz…
Gecenin bi vakti…
Saat biri geciyor… Bari bisiler yazayim dedim… Zaten genellikle bu saatlerde yazma hevesim gelir… Birseyler henuz aklimdayken yazmak iyi oluyor… Sonra kaliyor.. Bu arada Nuraya tesekkurler… Commentlerinden dolayi… Okudugunu bilmek guzel.. :)
Aksam Big Brother’i seyrediyordum… (Amerikanin Biri Bizi Gozetliyor’u) Son haftalarina yaklasiyor… Kemal’de bilgisayari almis kafasinda bir suredir olan bir projeye baslamaya calisiyordu… Ancak ben Big Brother’i seyrederken bilgisayari ele gecirebiliyor.. :)
Ondan sonra biraz once “Dead Silence”i izledik… Saw’in yonetmeninin son filmlerinden… Ama bence cok kotuydu… Bir de uzerine korkuyorum.. Sonunda toparlamislar ama, sonunu izlemek icin butun film izlenmez.. Zaten son yarim saatinde biz ileri alarak seyrettik…
Film bittikten sonra bilgisayari kapatmak icin ekranlari kapatirken, Kemalin Oracle JDeveloper’inin acik oldugunu gordum… Bir tane use case cizmis… Usecase’i buraya koydum.. (Kemalin koydugumdan haberi yok.. :))) )
Use case’te bir tane admin var.. Ve yaninda “creates pages” yaziyor…
“Bunu mu yaptin butun bu sure boyunca…?”
“Evet o herseyi yapiyor zaten… yeterli… Sen projenin use case’lerini ciziyorsun… Ne yapmasi gerektigini yaziyorsun… Mesela admini cizdim… ve creates pages dedim… o sayfalari create edecek… ”
“yapmasini istedigin actionin turkcesini yazsan da anlicakmiydi?”
“bilmem onu henuz denemedim… ”
“admine jean giydirmissin… sen mi sectin ne giyecegini…”
“evet bir suru opsiyon var.. istedigin kiyafeti giydirebiliyorsun…. he bu arada bi bak bakalim projeyi olusturmaya baslamis mi.. bir de database’in de acik kalmasi lazim.. tablolari olusturcak…. 2 gune biter proje… yalniz bilgisayarin acik kalmasi gerekiyormus.. JDeveloperin helpinde oole yaziyor..”
ben bu arada kopuyorum… kemal devam ediyor…
“bir de sales manager yapacagim… onun action’i da ’sales product’ olacak.. O da projeyi satacak…”
No commentsFoxes…
Dun gece Kemalle oturmus internette takiliyoruz… Disaridan sanki birini bogazliyorlarmis gibi garip garip sesler geliyor… Herhalde gece donen gencler geciyorlar, gecerkende garip sesler cikariyorlar diye dusundum…
Pencereye gidip perdeyi actim.. Hemen pencerenin onunde 2 tane tilki karsilikli durmus birbirlerine o sesleri cikariyorlar… Beni gorunce biri agaclarin bulundugu tarafa, digeri de sokaga dogru kacti… Sonra sokaga dogru kacan geri donup, kosarak agaclarin tarafa gitti..
Hayatimda ilk defa tilki gordumm.. !! Cokkk tatlilardi… Ama ben disardayken gormus olsam baya korkardim herhalde…
1 commentSnow in April…
Pazar sabahi kalktim… Iceriye gunes girsin diye perdeyi biraz acayim dedim…. Disarda heryer bembeyaz… Aksam yatarken hic birsey yoktu… Kar yagmiyordu bile…
Tabi bunu kacirmayalim diye hizli bir sekilde disari ciktik… Butun Sutton karlar altinda… Her taraf bembeyaz… Evden Sutton merkeze kadar yuruduk karda… Tabiki fotograf cektim…
Sonra Londra merkezde de yagiyordur, orayi da gorelim diye trene atlayip merkeze gittik… Tabi bosuna… Merkezde cok cok az kar yagmis cunku… Pek bir anlami yoktu… Biz de sogukta ac kalmis olan, St. James’teki sincaplari, kuslari doyurduk… Yanimizdaki cikolatali biskuvi ve cevizlerle… Ve donduk…
Ilginc olan… Biz trene binerken her taraf kardi… Bundan yaklasik 3 -4 saat sonra Sutton’a geri dondugumuzde kar gitmis, yerler kupkuru.. Sanki hiccc kar yagmamis gibiydi…
Sutton’da cektigim kar fotograflarini ve St. James’te sincap beslerken cektigimiz fotograflari yandaki resme tiklayarak gorebilirsiniz… (Ilk fotograf sabah evden cektigim fotograf…)
Brighton…
Cumartesi bize cok uzak olmadigina karar verip Brighton’a gittik…
Londranin hizasinda, ingilterenin guneyinde, okyanus kenarinda bir sehir… Daha ufak, kasaba gibi bir yer beklerken, yine baya buyuk bir sehir cikti… Turistik mekanlarini dolastik…. Italya misali, ufak ufak sokaklar, minik dukkanlar…
Ve asil oraya gitme amacimiz olan sahilde takildik… Ben biraz rahatsiz oldugum icin, baya bir vaktimizi sahilde oturarak gecirdik…
Sahili o kadar buyuk olmasa da bana Nice’i animsatti… Onun daha ufagi diyebilirim…
Bir iskeleleri var sahilde… Buyukce… Onu sirf lunapark’a cevirmisler… Ve tabiki kumarda oynanabiliyor… Yani cocugunuz kenarda atli karincaya binerken, siz gidip rulet oynayabiliyorsunuz… Aile boyu bir mekan yani…
Biz genellikle, ya su hizli tren, korku filmlerindeki gibi firlasa rayindan ciksa, herkes okyanusa ucacak diye dusunerek dolastik lunaparkta…
Hmm.. Bir de yunus yaristirdigimizi unutmayalim… Oldukca becerikli tipler olarak, sonuncu iki kisi olmayi basardik…
Brighton resimlerine soldaki resme tiklayarak bakabilirsiniz….
favorilere ekle..
