HLL was here…

Notes from London…

Archive for the 'Istanbul' Category

THY’den online ucak bileti almanin inanilmaz kolayligi..

October 27th, 2008 | Category: England, Istanbul, London

Sadece bugunku THY maceramizi anlatacagim… Sadece bugunku… 1-2 haftadir olan olaylardan baslayip anlatirsam, hic bitiremem cunku…

Kredi karti ve sifresi elimize gectikten sonra bugun (yine ! ) online bilet almayi denedik THY’den… (Normalde Kredi Karti kullanmadan yasamayi tercih ediyor olmamiza ragmen, Debit kartimizi THY’ye kabul ettiremeyince, ucak bileti alabilmek icin kredi karti cikarttirdik… )

THY’nin sitesinden ucus gunleri, ucus saatini, yolcu detaylari gibi bilgileri gecerek kredi karti ile odeme kismina geldiginizde sizi Is Bankasinin ‘Kredi Karti Sayfasi’na yonlendiriyor.. Ordan kredi karti bilgilerinizi giriyorsunuz, ve para cekiliyor…  

Neyse, bizde THY’nin sitesinde ucus gunlerini girerek baslayip, binbir step’ten gectikten sonra kredi karti detaylarina geldik… 1-2 haftadir suren kararsizligin ve problemlerin ardindan, kredi karti sayfasina gectigimizde “Oh, Be!” aliyoruz artik diye dusunduk… Ama yanilmisiz! Farketmedik… Kredi Karti sayfasina gectigimiz an, artik bugunku “THY problemleri” miz basliyormus !

Kredi Karti detaylarini girdik.. Okeyledik… “Da dannn, buyrunuz burdan.. 500 - Internal Server Error” diye bembeyaz sayfa acildi.. Sayfa patladi… Noldu simdi, ne yapacagiz, yani cekti mi parayi, aldik mi diye dusunurken, evet evet, bir kac kez refresh cektim sayfaya itiraf ediyorum.. Ama her seferinde o; parayi cekmeyecegim iste, size booking kodu vermeyecegim iste diye 500 hatasini gostermekte israr etti… Bir-iki kez bizi heyecanlandirip, aciyormus gibi yapip, yani biraz bekletip, sonra 500 hatasini verdi… Is Bankasi kredi karti cekim sayfasini hic mi kontrol etmiyor ??? Aslinda en mukemmel calismasi gerektigi halde bu kadar bug’li olan sayfayi  nasil online tutabiliyor ??

Kredi Kartinin transactionlarina baktik… Herhalde 3-5 kez paranin cekilmis oldugunu goruruz diye dusunurken.. Hic bir sey gorunmuyor.. Herhalde alamadik diye dusunduk…

Ve tekrar deneyelim diye dusunup, tummm o islemlere yine basladik! Gunleri seciyorsunuz, saatleri seciyorsunuz, yolcu detaylarini giriyorsunuz, adres detaylarini giriyorsunuz, filan filan… Sonra koltuk seciyorsunuz.. Ama o da ne! Bizim az once sectigimiz koltuklar dolu!! Bombos ucakta bir bizim koltuklar dolu!!

Ne yani, biraz once kredi kartindan cekmediyse, koltuklarimiz neden dolu? Ne bicimmmm yazilimmm bu.. !

Bari THY’ye telefonla bu durumu soralim diye dusunduk… Londra subeleri pazar gunu olmasi nedeniyle kapaliymis… Istanbul subelerini aradik… Londradan ariyoruz, Istanbula gidis - donus bilet almaya calistik internetten diye butun durumu Istanbul subesindeki gorevli bayana anlattik… O gunku ucakta bizi gorup goremedigini kontrol etti.. “O gunku, saat bir ucaginda…..” sonucu soylemeye basladi… Ardindan sessizlik… Telefon koptu… Olacak olacak, bu sefer olacak… halledecegiz artik bu durumu diye kendimizi sakinlestirerek, tekrar Istanbulu aradik… Ayni bayan cevap verdi.. Ama durumu hatirlamiyormus, tekrar anlatmamizi istedi… Dustu, basini bir yere carpti, hafiza kaybina ugradi, telefon da o sira kapandi diye dusunduk… 

Neyse, bizim ismimizde kimseyi gormuyorlarmis o gunku ucakta.. Peki sectigimiz koltuklar nasil dolu dedik.. “Belki biri almistir o sira..” Evet… bombos olan ucakta, benim iki islemim arasindaki maximum yarim saat surede, giderken sectigim koltuklari, ve donerken sectigim koltuklari (ikiside farkli yerler), aynen benim gibi dusunup birisi aldi oyle mi? (Ve sadece o koltuklari aldi.. Birtek onlari..) Ne tesaduf… “Peki o koltuklari siz dolu goruyorsunuz degil mi?” dedik… Yetkileri yokmus hangi koltuklarin dolu oldugunu goremiyorlarmis… Nasil yani.. O zaman internet kullanicilari, THY’nin subesinde calisan elemanlardan daha yetkililer, cunku ben bir ucakta hangi koltuklarin dolu olup olmadigini gorebiliyorum…

Neyse, telefonu kapatip, birkac kez daha denemeye calistik… Yok yok… Bu sefer kredi karti kismina gelemedik bile… THY’den gunleri sectik..  Sayfayi ilerlettik.. Sayfa patladi… Da dannn.. Alin size baska ekzantrik hatalar… Bende hata cokk var… Yeterki siz refresh cekin… Tekrar deneyin…

Browseri kapatip, tum cachi temizledik… Merak ediyorum.. Normal bir internet kullanicisi boyle bir hata ile karsilastiginda nasil giderebilirdi acaba? Sonucta cachi temizlemek gibi bir seye girisecek kadar biliyor olamazdi.. THY’nin butun bu buglara gore sayfasini duzenlemis, test etmis olmasi gerekmezmiydi?

Sonra bir daha denedik… Bu sefer kredi karti bilgilerini girebilecek kadar ilerleyebildik… Binbir kez kontrol ederek kredi karti bilgilerini girdik… “Lutfennnn Internal Server Error” verme diye dua ederekten okeyledik.. Mavi bir sayfa acildi… Biz “oleyyy, bu sefer o beyaz internal server sayfasi gelmedi, oldu bu is ! ” diye sevinc cigliklari attik…

Yokk, yok olmadi ama… Thy’de problemler biter mi? O bos mavi sayfa hep bombos bir mavi sayfa olarak kaldi… Asagidaki statusu da “waiting” olarak durdu… Hicbirsey acilmadi… Para filan da cekmedi.. (Diye umuyoruz.. Cunku bize yer vermedi!! )

Vacgectik… THY’den… Belkide ucagin bombos olma nedeni budur… THY’nin bilet satasi yoktu.. Bizim de alasimiz kalmadi…

1 comment

Eskidendi… Eskidendi… Cokk eskiden…

May 11th, 2008 | Category: England, Istanbul, London

Biraz once internethaberi dolasiyordum…. Baska birsey bakmak icin girmistim… Neydi unuttum simdi… Galatasaray sampiyon olmus…

Bundan 2 sene onceydi sanirim… Fulyayi hatirladim… Annemlerden donuyoruz, genelde Fulya tarafina Taksim uzerinden metro ile gidiyoruz… Ama bazen de Besiktas uzerinden otobus veya taksiyle… Eve yurumek zorunda kalmayalim ve Taksim kalabaliktir, taksiyle arkadan direkt eve kacariz diye Besiktasi tercih ettik… Ama Besiktas’a geldigimizde vazgectik… Otobuse atladik… Ya Galatasaray sampiyon olmus… Fulya, Ali Sami Yen tam curcunadir simdi, bunu kacirmayalim diye dusunduk… Tahmin edersiniz ki, Cevahir civarina geldigimizde otobus adim adim gitmeye basladi… Etraf insan kayniyor… Bazi taraftarlar ellerinde sari kirmizi sandalyelerle (sahadan soktukleri) yuruyorlar… Biri gelip gummm diye otobusun camina vurdu… Odumuz koptu… Sonra otobus gidemiyor bari yuruyelim diye dusunduk… Yuruduk Ali Sami Yenin onune, kutlamalari kacirmayalim diye… Annemlerin biz cikarken aman tehlikeli olur o taraflara cok gitmeyin demelerine ragmen… Mecidiyekoyun trafigini kapatmis, ellerinde mesalelerle sampiyonlugu kutlayan galatasaray taraftarlarini izledik… Simdi bu sene de Galatasarayin sampiyonlugunu duyunca aklima bunlar geldi… Acaba Fulya nasil olmustur diye….

Bu oglendi sanirim… Belki de sabahti bilmiyorum… Feyzanin, yazdigin commenti okudum… Cokk guzeldi… Beni eski gunlerimize goturdu… Yurtta ucumuzun dolabin arkasina saklanip, sonra orda yakalandigimizi belki yuzuncu kez Kemal’e anlattim bu oglen…. Cokk guzel gunlerdi… Her guzel sey gibi gectikten, bittikten sonra guzelligi daha bir anlasildi…

Bu oglen Oxford Street’teyiz… Bir tiyatro var… Girisi baya kalabalik… Sanirim insanlari yavas yavas iceri aliyorlardi… Hemen yanindaki bufedeki gorevlide, o kalabaliktan yararlanma dusuncesiyle, “ice, ice, ice…. ice cold waterrr…” diye bagiriyor… Istanbul’da da pazarlarda kucuk cocuklar vardir… Mutlaka gormussunuzdur… “Buzzzz gibi sogukk sudannn icennn…” diye bagirarak dolasirlar… Baya bir geyigini yaptik… Bir sure Kemalle “ice, ice, ice… ice cold waterrr…” diyerek Oxford Street’te dolastik.. :)

Bugun gecmisi hatirlama modundayim…. Hadi bakalim… Gecenin ucunde yazi yazarsam boyle olur tabiki…  Biraz depresif bir yazi oldu sanirim…

Bu haftasonu deli fotograf cekcektim… Bazi planlarimiz vardi… Ama iptal oldu… Bugun Londra’da cektigimiz bazi fotograflar var… Ama bu saatte ugrasamayacagim… Belki yarin, belki ptesi koyabilirim..

Ben yatayim artikin………………………….

Hani erken inerdi karanlık
Hani yağmur yağardı inceden
Hani okuldan, işten dönerken
Işıklar yanardı evlerde
Hani ay herkese gülümserken
Mevsimler kimseyi dinlemezken
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken…

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş,
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden,
Hani şarkılar bizi hanüz bu kadar incitmezken….
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden….

Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi
Gitmiyor üzerimizden
Geçen geçti…
Hadi geceyi söndür kalbim
Şimdi uykusuzluk vakti…
Gençlik de geceler gibi eskidendi…

Hani herkes arkadaş,
Hani oyunlar sürerken,
Hani çerçeveler boş,
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden….
Hani şarkılar bizi hanüz bu kadar incitmezken….
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden….

1 comment